Yüksel: ‘Silaha başvuran kaybeder’

Silaha başvuran kaybeder

Araştırmacı yazar Müfid Yüksel’e göre bölge halkı barış ortamından geri dönüş istemiyor. İHH’nin Diyarbakır’da düzenlediği sempozyumda sorularımızı yanıtlayan Yüksel’e göre, devlet ya da PKK, silaha başvuran kaybeder.

İHH İnsani Yardım Vakfı çözüm sürecine katkı sağlamak amacıyla Diyarbakır’da Ortadoğu’da Kürtler ve Barış konulu uluslararası bir sempozyum düzenliyor. İki gün sürecek sempozyuma yurt içinden ve yurt dışından bir çok konuşmacı katılıyor.

Sempozyuma katılan araştırmacı yazar Müfid Yüksel, seçimler ve çözüm sürecini Al Jazeera’ya değerlendirdi. Yüksel seçim öncesi Diyarbakır’da bir belirsizlik havasının hakim olduğunu söyledi. AK Parti’nin adayları konusunda tartışmaların devam ettiğini belirten Müfid Yüksel HDP’nin ise barajı aşmakta zorlanacağını ileri sürüyor:
“HDP’nin barajı aşması zor görünüyor. Tabii siyasal alanda bir boşluk olur belki ama siyasal alandaki bu boşluğun STK’lar tarafından doldurulma ihtimali var. Organize aktivitelerle siyasal partilerden daha güçlü bir şekilde o boşlukları doldırmak gerekiyor. HDP barajı aşamazsa, çözüm sürecinin sürmesi açık söylüyorum iktidar partisinin elinde.”

“İktidar partisi Kürt meselesinde masanın karşısında oturmayı becerirse bu anlamda HDP’nin barajı aşamamasından doğacak boşluk doldurulmuş olur. Yani ‘Kürt sorununun saihibi benim, bu sorunun tarafı da benim’ demesi gerekir. Kendi sorunumu çözmeliyim mantığı ile hareket etmesi lazım. Yani Kürt  kimliği tarafında da oturması laızm.”

Bundan sonra silahların bir daha konuşmasının pek mümkün olmadığını ifade eden Müfid Yüksel “Silahların geri gelmesini buradaki halk da istemez. Çünkü iki senedir silahsız bir ortamda yaşıyor. Bu barış ortamından geri dönüş istemez. Bundan sonra silaha başvuran kaybeder. Devlet kanadı da olsa PKK kanadı da olsa silaha başvuran kaybeder.” dedi.

“Çözüme her kesim dahil olmalı”

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İHH Başkanı  Bülent Yıldırım ise çözüm sürecine toplumun her kesiminin katkı yapması gerektiğini dile getirdi:
“Kanaat önderlerini, STK’larını, medrese hocalarını hepsini çözüm sürecine katlıka bulunmaya davet ediyorum. Tarih bu tarihtir. Geçmişi bırakın gelecek sizindir. Herkes görevini yerine getirmek mecburiyetindedir. Asla bir toplumun dokusu ile oynayarak barış olmaz. Bu toplumun dokusu İslamdır. Bu toplumun dokusundan İslama aykırı bir kitle çıkararak onun üzerinden barış yapamazsınız. Nasıl ki örgütü ve siyasi kanadını bu barış görüşmelerinde inkar edemezsek medrese alimlerini de inkar edemeyiz. Toplumun büyük kesimini de inkar edemeyiz. Toplumun büyük kesimi de harekete geçmeli ve demeli ki “Biz bu çözüm sürecini istiyoruz. Tüm STK’lar, cemaatlar, kanaat önderleri bir araya gelmeli.”

“Kürtler kendi iç barışını sağlamalı”

AK Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Orhan Miroğlu ise sempozyumda Kürtler: Tarih, dil, kültür, coğrafya başlıklı oturumu yönetti. Miroğlu oturum öncesi yaptığı konuşmada Ortadoğu’da Kürtler ve barışın temelinin Kürlerin iç barışı olduğunu söyledi. Kürt toplumunda bir şiddet potansiyeli olduğunu ifade eden Miroğlu, bunun bu coğrafyada artık bir kader olmadığını belirtti:
“Bugün bu programa gelmeden önce değerli dostumuz Nezir Nasıroğlu’nun öldürülen oğlu için taziyesine gittik. Çok trajik şeyler yaşıyoruz. Bir hafta önce çatışmalarda üç kardeşimizi kaybettik. Devletlerin şiddetini her zaman konuştuk. Bu şiddet potansiyelinin sadece etno kültürel dinamiklerin, Kürtlerin taleplerinin bastırılması sonucu oluştuğunu ifade edemeyiz Bu biraz da bizim kendi içimizde konuşmamız gereken bir mesele.”

Al Jazeera Türk

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir