İstanbul’un Kaybolmuş Mescid Ve Tekkeleri: ÇAKIR DEDE TEKKE VE MESCİDİ (Dolmabahçe Mescidi, Karaabalı Tekkesi)

 

İstanbul’un Kaybolmuş Mescid Ve Tekkeleri:

 

ÇAKIR DEDE TEKKE VE MESCİDİ

(Dolmabahçe Mescidi, Karaabalı Tekkesi)

 

Müfid Yüksel

 

Beyoğlu ilçesi, Kabataş-Ömer Avnî mahallesi Meclis-i Mebusan caddesi, Sipahiler Ağası Emin Ağa Sebili bitişiği, 3 Ada, 19. parselde yer alan bu tekke-mescid Dolmabahçede, Mehmed Emin Ağa sebil ve mektebinin bitişiğindeydi. Çakır Dede adlı bir hayır sahibi tarafından yapılan mescid daha sonra Tevhidhâne ilâvesiyle tekke-mescid haline gelmiştir.

Bu mescidle ilgili bilgiler Hadikatu’l-Cevâmi’de şu şekilde yer almaktadır:

 

Dolmabahçe Mescidi

 

Bânisi Çakır Dede nâm sâhibu’l-Hayr olup kabri dahi andadır. Mescid-i mezburun binası ibtidadan tahtânî olup, murur-i ezmanla harab olmağla devr-i Sultan Ahmed Hân-ı Sâlis’de Tersane Emini olan Maktul Hüseyin Ağa Fevkânî olarak bina ve minber vaz’ıyla dahi ihyâ etmiştir. Ağa-yı mumaileyh ba’de zaman Magosa’da maktulen vefat edip, ser-i maktu’u Edirne’de der-i devlete gelip Sırık meydanında defnolunmuştur. 1127. Dülgerzâde-i Beşiktaşî Hâce Mustafa Rızaeddin Efendi, merhumun hulefâsından zamânesinin Attâr’ı ve Kasımpaşa’da vâki Cami-i Kebîr ‘in Cum’a vâizi olan Eş-Şeyh Mustafa Efendi mescid-i mezburun tahtında bir Tevhîdhâne bina edip Cum’a geceleri ve Salı günleri ba’de’z-Zuhr usûl-i Halvetiyye ve Tarîkat-i Aliye-i Nakşibendiyye üzere zikr ve Tevhîd etmekte iken 1205 senesinde vefat etmiştir. Ve ittisalinde vâki sebil ve çeşme sipahiyan ağalığından ma’zul Hacı Mehmed Emin Ağa İbn El-Hâcc Hüseyin Ağa’nın eser-i hayrıdır. Karibinde sahilhânesi dahi vardır. Ve mezbur çeşme ve sebilin tarihi budur.

 

Semi-yyi Fahr-i Mevcudât Emin Ağa-yı âlîşan

Sipah ağası iken etdi bir böyle eser peydâ

Temâm oldukta Kadrî teşnegâna dedi tarihin

Sebil u çeşmeden âb-ı hayât efzâ içen sıhha

1154 (1741-1742)

 

Sâlifu’z-zikr sâhib-i hayr Emin Ağa’nın vefatı 1156 da vukubulup sebil-i mezkur dahilinde defnolunmuştur. Ve merhum-ı mezburun mahdûm-ı sânileri Hüseyin Ağa ricâl-i devlet-i aliyyeden olup mükerreren Tersane emâneti ve vezir kethüdalığı manâsıb-ı Celîleleriyle kâmyâb olmuştur. Mehmed Emin oğlu nâmıyla şöhretgîr imiş. Pederi hayrâtına munzam olmak üzere ittisalinde bir mektep ve bir tek hamam ve sebil-i mezburda yekpâre bir mermerden şadırvan bina etmiştir. Hitâm-ı amel 1181 tarihinde bu dahi vefat etmekle pederi hayrı ile kendi hayrı beyninde olan mezaristanda medfundur. Mahallesi vardır.”  (Ayvansarâyî, Hadika, 1281:2/88-89)

 

 

Mir’ât-ı İstanbul’da ise şu malumât yer almaktadır:

 

Dolmabahçe Mescidi

 

İşbu mescid-i şerîfin bânisi Çakır Dede’dir. Kabri kabristanın orta yerindedir. Seng-i mezarında tarih yoktur. Ba’dehu Neccarzâde Eş-Şeyh Mustafa Rızaeddin Efendi’nin halifesi zamânesinin Hâce-i Attar’ı  ve Kasım Paşa Cami-i Kebîr’i Cum’a vâizi Attarzâde Eş-Şeyh Eş-Şeyh Mustafa Efendi mescidin altına Tevhîdhâne bina ve inşasıyle meşihat vaz’eylemiştir. İrtihâline tarih-i âtî söylenmiştir:

 

Şeyh Mustafa Efendi ki Kâmil vücud idi

Bel bağlamıştı râh-ı fenâ içre hizmete

Ahz etmiş idi Şeyh Rıza’dan tarîkini

Bir merd-i yeke-tâz idi râh-ı hakikate

Gayb âlemden eylemişdi kalbe nakşbend

Mir’ât-ı bînukûş-i sivâ idi vahdete

Gümrâh-ı ‘aşka her dem olur idi destres

Dermândeye vesîle arar idi himmete

Terk etdi gitdi bin iki yüz beşde âlemi

Şeyh Mustafa Efendi safâ-yı cinân ile cennete

1205 (1790/1791)

 

Zâviye-i mezkurede türbe-i mahsusade mahdûmu ve kerîmesiyle defîn-i hâk-i ‘ıtırnâkdırlar. Murûr-i zamân ile müşerref-harâb oldukda cennet-mekân Sultan Mahmud Hân-ı Adlî hazretleri 1254 tarihinde dergî hazretleri 1254 tarihinde dergâh-ı mezkuru tecdîd ve ihyâ buyurmuşlardır. Ba’dehu muhtâc-ı ta’mir olduğu halde bu kere sâye-i hümavâye-i cenâb-ı mülûkânede bina ve inşa olunarak hazîne-i hassa-i şahâneden dahi teşrîfâtına irâde-i seniyye-i hilâfetpenâhî şerefsünuh buyurulmuştur.

 

İttisâlindeki sebîl ile çeşme sipahiyân ağalığından ma’zul Hacı Mehmed Emin Ağa’nın eser-i hayrıdır. Mumaileyh 1156’da vefat edip sebîl-i mezkur dahiline defnedilmiştir. Mahdûm-i sânileri Hüseyin Ağa dahi ricâl-i devlet-i ‘aliyyeden olup mükerreren tersâne emâneti ve vezir kethüdalığı manâsıb-ı Celîleleriyle kâmyâb olmuştur. Pederi hayratına munzam olmak üzere ittisâlinde bir mektep ile sebîl-i mezkurda yekpâre mermerden şadırvan bina etmiştir. Elyevm mektep hâneye tebdil edilmiştir. Vefatında pederi hayrı ile kendi hayrı arasında olan makbereye defnolunmuştur. Vefatına Hitâm-ı Amel=1181 terkibi tarih düşmüştür.”

(Mehmed Râif, Mir’ât, 1314:323-325)

 

1270 Tarihinde şimdiki Dolmabahçe Camii (Bezmiâlem Vâlide Sultan Camii) yapılınca, Dolmabahçe mescidi tekke olarak hizmet vermeye devam etmiştir. Tevhidânesi yine mescid hüviyetinde bulunmuştur. Tekke ile alakalı vakıf kayıtlarında: “ Çakır Dede Mescid-i Şerîfi Ve Nakşibendî Zâviyesi” olarak yer almakta ve “ Mescid-i şerîfe meşihat vaz’eden Tahir Efendi Merhumun türbesi ve fevkinde üç oda , bir camekân ve tahtında bir kahve ocağı ve semâhâne, iki helâ, bir kuyu, küçük bir avlu, bir sarnıç ve bir mikdar bahçeden ibâret” denmektedir. (Özdamar, 1994: 177-178; İşli, 1998:48) Bandırmalızâde Ahmed Münîb Efendi’nin 1307 tarihli Mecmuâ-i Tekâyâ’sına göre, Dolmabahçe’de yer alan tekke, Celvetî[1] tekkesi olup, şeyhi Ahmed Efendi, tekkenin diğer bir adı Karaabalı Tekkesi ve devrân-ı mukabele günü Çarşamba günüymüş. (Bandırmalızâde, Mecmuâ-i Tekâyâ, 1307:12)

 

Bu dergâhla ilgili Meclis-i Meşâyih reisi ve Tophane’de Kâdirîhâne ve Çakır Dede tekyeleri postnişîni Şeyh Ahmed Muhyiddin Efendi’nin Tomâr-ı Tekâyâ’sında şu önemli bilgiler yer almaktadır:

 

Dolmabahçe’de Karaabalı Nâm-ı Diger Çakır Dede Tekyesi Meşâyihi

 

Çarşanba günleri âyin icrâ olunur.

 

Kayd olunmak içün vakfiyye sûreti Haremeyn müfettişi Mehmed Zekî Efendi imzâsıyla fi 24 Ra. 1225 tarihiyle Evkâf-ı Hümayun kaleminden tezkiresdi yazılmıştır.

 

 

Eş-Şeyh Attârzâde Mustafa Efendi 1205

 

Neccârzâde Rızâ Efendi halifesidir. Zemânesinin Hâce Attâr’ı ve Kası Paşam Câmi-i Kebîr’i Cum’a vâizidir. Dolmabahçe’de vâkî Çakır Dede nâm sâhibu’l-hayrın binâ ve inşâ eylediği mescidini tahtında bir Tevhîdhâne binâ edip hem usûl-i Halvetiyye ve hem de âyîn-i Nakşibendiyye icrâ eyleyip irtihâlinde zâviyesi derununda elân şahrâha nâzır olan türbe-i mahsusadadır. Ber muceb-i vakfiyye edvlâdiyyete meşrûta kılınmıştır.

 

Mahdûmu Eş-Şeyh Tâhir Efendi 1223

 

Zâviye-i mezkurda pederi yanında medfundur. Eş-Şeyh Tâhir Efendi Kâdirîhâne şeyhi Şerîf Ahmed Efendi’nin kerîmesi Fâtıma Hanım’ı tezevvüc eylemiştir. Mezkure Fâtıma Hanım zevci kudûmünde medfunedir.

 

Dedi Dervîş Rızâ nev-târîh

Vâsıl-ı izz u şeref ola Mehmed Tâhir

(İbn Neccârındır)

 

Kerîmezâdesi Eş-Şeyh Abdüşşşekkûr Efendi 1277[2]

 

Tevcîh-i meşihat fi 23 Zilhicce 1226. Müşarunileyh Tâhir Efendi’nin zevcesi Fâtima Hanım’ın mahdumu olup Fâtıma Hanım’ın birâderi olan Kâdirîhâne Şeyhi Sırrı Efen di’den müntakil ve bu sülâleye meşrût olan Kâdirîhâne’ye 1261 senesinde postnişîn olmuştur. Müşarunileyh Abdüşşekkûr Efendi Dolmabahçe’de iken, fi 1254, bâ irâde vâlide câmiinin binâsına mübâşeret olundukda o civârda bulunan bilcümle ebniyeleri hedm olunduğu sırada Karaabalı  mescidi dahi hedm olarak şimdiki suretde bir çatı üzere bir adet tekye haremi ile sebîl meşrûtası müceddeden binâ olunmuştur. Tarih-i hedm-i 25 Şevval 1254 yevm-i Pazar. Mescid-i şerîf inşâsına şurûu 15 Safer 1255. Ve tarih-i mezkurun Cemâziyelevvelinin dokuzuncu cumartesi günü tekmîl olup, Çarşanba günü mukâbele-i şerîfe bede’ olunmuştur.

 

Mahdumu Eş-Şeyh Şerefuddîn Efendi 1302

 

Tevcîh-i meşihat selh-i şa’bân 1269. Bilfiil Mekke-i Mükerreme kadısı iken Bin üçyüz ik (1302)  senesi  muharremu’l-harâmının onbirinci Cum’a günü akşam ezânıyla tekmîl-i enfâs-ı kudsiyye edip, ertesi cumartesi günü naaş-ı mağfiret-nişânı Cennetu’l-Mualla’ye defn olunmuştur.

 

Mahdumu Şerîf Ahmed Efendi 28 Şa’ban 1327. Kâdirîhâne Tekyesinde medfundur.[3]

 

Tevcîh-i meşihat fi 3 Safedr 1291. Bir müddet dergâhın harem tarafı icâre verilip, selamlık cihetinde dahi muhterik olan Haydarhâne tekyesi şeyhi Süleyman Efendi ilticâ ve iskân eylemektedirler. Çünki asıl tevellüdüm ve mahall-i feyzim olan Kâdirîhâne hankâhı nigehbânlığı münasebetiyle orada bizzât bulu nmak özrüne mebni bilâhere mezbur Süleyman Efendi dahi yalnız çarşanba günleri icrâ-yı âyinde tekâsül etmekle zarurî tekyeden âher mahalle nakl ettirilip bundan böyle bizzât âyin günleri bulunmak üzereyim. Sâir vakitte Hâşim Baba nâm bir ihtiyar adam tekyede bekçilik etmekte iken bilâhere bu dahi 1305 tarihinde ahvâl-i nâmarziyesine binâen tekyeden def’edilmiştir.

 

Mahdumu Eş-Şeyh Ali Efendi. Birâderi Abdülgafûr Efendi merhumdan müstahlefdir. Bilâhere keff-i yed ettirilmiştir

 

Bir vakitte şeyh köşkünde sâkin oldu. Artık oturulamaz dereceye geldi. Çıktı. Kâmile harâb u türâb oldu. Ancak türbe kaldı. Bunun üzerine hiç yoktan bir gayret-i Ehlullah zuhûr edip müceddeden binâ ve inşâsına mübâşeret olunarak otuzbeş bin beşyüzkuruş sarfıyla müceddeden binâ ve imâr olunarak 1317 Şa’ban ve fi 7 Kânun-i evvel 1315 tarihiyle vilâdet-i hümâyuna müsâdif Salı günü merâsim-i Mevlid-i Şerîf ve cem’iyyetle resmaki bölümleri küşâdı …icrâ olunmuştur. Masârıf-ı inşâiyye başkaca defter-i mahsusunda mukayyedtir. [4]

 

Şeyh Şerefuddin Efendi Mahdumu ve Şerîf Ahmed Muhyiddin Efendi biraderi Tahir Efendi. Biraderi Ahmed Muhyiddin Efendi’den müstahleftir. Fevt:… Rumelihisârında Durmuş Dede dergâhı kurbunda medfundur.

(Ahmed Muhyiddin Efendi, Tomâr-ı Tekâya, vrk.72, Sıra, 28)

 

1334 Tarihli, “Tekâyâ Ve Merâkizi Defteri” nde “ Dolmabahçe’de Çakır Baba Dergâhı, Şeyhi: Şeyh Ali Efendi, Mensup Olduğu Turuk-ı Aliye: Kadiriyye ve Nakşiyye” şeklinde kayıt yer almaktadır.( Albayrak, 1996: 5/26,42)

,

1341 Tarihli “Tekâyâ Ve Zevâyâya Mahsus Defter” de dergâh’ın kurucusu ve vâkıf-ı olarak Şeyh Mustafa Efendi’nin mahdumu Tahir Efendi’nin adı yer almakta ve son postnişîni olarak da, Şerefuddin Efendi mahdumu Şeyh Tahir Efendi adı yer almaktadır:

 

Vâkıfı İsmi: Şeyh Mehmed Tahir Efendi

Mahall Ve Mevâkii: Dolmabahçe’de Karabâli nâm mahalde merhum Çakır Dede mescid-i şerîfinde

Şeyh-i Hâzırı: Mehmed Tahir EfendiEvlâd-ı Vâkıfdan Olup Olmadığı: Evlâd-ı vâkıfdan olduğu

Meşrutahânesi lup Olmadığı: Süknasını evlâd ve akrabasına tahsis edilmiş olduğu

Mülahazât: Merhum Çakır Baba tarafından Karabâli bahçesi nezdinde 1100 tarihinden mukaddem bir mescid-i şerîf binâ ve vakf ve tersâne emîni merhûm Hacı Hüseyin Ağa tarafından minber vaz’ ve ve hitâbet ve cihât-ı sâire tâyin olunarak tanzîm olunan 1121 tarihli vakfiyyesiyle te’yid ve tesbit ettirilmiş iken Şeyh Tahir Efendi nâmında bir zât tarafından 1207 tarihinde mescid-i mezbûrda meşîhat ihdâs ve 1224[5] tarihiyle tanzim ettirdiği vakfiye ile mescid-i şerîf-i mezkûrun âsârını tamamen ifna eyleyüp,  nâmına Tevhîdhâne ve türbe vesâire inşâ ve ihdâs eyleyerek tevliyet, meşîhat ve süknasını evlâd ve akrabasına şart ve tahsis eylemiştir. Şeyh Ve zâvidârlığı: 17/111”

(1341 Tarihli Tekâyâ Ve Zevâyâya Mahsus Defter, Vrk.22, Sıra No: 117)

 

Mektep binası ise 19. yüzyıl sonlarında eve dönüşmüş, fevkânî olan mektebin alt katı dükkan olarak kullanılmıştır. Mektebin bânîsi olan Hüseyin Ağa’nın kabri halen Sebil haziresinde mevcut olup, 1181 tarihli kitâbesi şu şekildedir:

 

Huve’l-Bâkî

 

Lailahe İlallah

Muhammedun Resulullah

Merhum Ve Mağfur

Hüseyin Ağa Bin El-Merhum

Mehmed Emîn Ağa Ruhu İçin

El-Fatiha Fi 15 L Sene 1181

 

1317/1315 Tarihinde mücededen ihyâ edilen tekyenin “Tevhîdhânesi, türbesi ve selâmlığı iki katlı ahşap bir binanın içinde toplanmış, zemin katın orta kesimi tevhidhane, bunun önüne (kuzeyine) kapalı son cemaat yeri niteliğinde bir giriş bölümü, kıble yönüne de türbe yerleştirilmiştir. Yuvarlak kemerli geniş pencerelerin aydınlattığı türbe ile tevhidhaneyi ayıran duvara bir kapı ile bir pencere açılmış, böylece söz konusu bölümler arasında     tarikat yapılarına özgü bir bağlantı kurulmuştur. Giriş bölümünden hareket eden bir medivenle ulaşılan üst katta, bir sofanın çevresinde çeşitli selamlık birimleri yer alır. Güney yönünde, türbenin üzerinde yer alan ve sivri kemerli on iki adet pencereyle donatılmış olan, manzaraya hakim birimin şeyh odası olduğu tahmin edilebilir. Yapının Dolmabahçe Camii’ne bakan güney cephesinde, zemin kattaki türbeye ait ampir üslubundaki yuvarlak kemerli pencereler ile üst kattaki mekâna ait sivri kemerli pencereler ilginç bir tezat oluşturur. Katların arasına kısa bir saçakla bir bezeme kuşağı yerleştirilmiş, üst katın sivri kemerli pencereleri, geleneksel konut mimarisindeki tepe pencerelerini hatırlatan dikdörtgen vitraylarla taçlandırılmıştır.

Tekkenin ana binasının doğusunda, bir set üzerinde yer alan iki katlı ahşap harem binası geleneksel sivil mimariye uygun oranları ve yalın cepheleri ile dikkat çekmektedir”

(Tanman, 1994:4/ 438-439)

 

Fevkânî ve dikdörtgen ahşap yapılı iki binadan oluşan Tekke-Mescidin haremlik ve meşihat meşrutası bölümü 1930’lu yıllarda yıkılmıştır. Tekkş oenin Tevhîdhâne bölümü ile mektep ve sebîl 1957’ye kadar ayakta kalabilmiş. Bu tarihte yol genişletme bahanesi ile mektep ve tekke binası yıktırılmış, sebîl binası ve haziresi ise sökülerek daha geriye taşınmıştır. (Şerifoğlu, 1995:150-155)

 

Bibliography

 

Ahmed Muhyiddîn, Tomâr-ı Tekâya, Yazma

Albayrak, Sadık, 1996. Son Devir Osmanlı Ulemâsı, Cilt. 1-5., İBB, Kültür İşleri Daire Başkanlığı Yayınları, İstanbul

Ayvansarâyî, Hâfız Hüseyin, 1231. Hadîkatu’l-Cevâmi’, Hattat Mustafa Râkım Hattıyla, TTK Yazmaları

Ayvansarâyî, Hafız Hüseyin, 1281. Hadîkatu’l-Cevâmi’, C. 1-2, Matbaa-i Amire, İstanbul

Bandırmalızâde, Ahmed Münîb Üsküdâri, 1307. Mecmuâ-i Tekâyâ, Âlem Matbaası, İstanbul

İşli, Yük. Mimar Esin Demirel, Haziran 1998. İstanbul Tekkeleri Mimarisi, Eklentileri Ve Restorasyonu, Doktora Tezi, Yıldız Teknik Üniv. Fen Bilimleri Ens. İstanbul

Mehmed Râif, 1314. Mir’ât-ı İstanbul, İstanbul

Öz, Tahsin, 1997. İstanbul Camileri, Cilt.1-2, 3. Baskı, TTK Yayınları, Ankara

Özdamar, Mustafa, 2007. Dersaâdet Dergâhları, 2. Baskı, Kırk Kandil Yayınları, İstanbul

Şerifoğlu, Ömer Faruk, 1995. Su Güzeli, İstanbul Sebilleri, İBB, Kültür İşleri Daire Başkanlığı Yayınları, İstanbul

Tabîbzâde, M. Şükrü, Mecmuâ-i Tekâya Ve Ekleri, Yazma, İBB-Taksim Atatürk Kitaplığı, BY. K.75 Ve Ekleri; Turgut Kut Yayını, 1995. Harvard University Press, Edited By Şinasi Tekin&Gönül Alpay Tekin

Tekâyâ Ve Zevâyaya Mahsus Defter, 1341 Tarihli, 106 Numaralı, Vakıflar Genel müdürlüğü Arşivi

Tanman, Baha, 1994. Karaabalı Tekkesi, Tarih Vakfı,DBİA Cilt.4  İçinde, Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul

 

Notlar:

 

[1] Bandırmalızâde’nin Mecmuâ-i Tekâyâ’da, Tekyenin tarikatı ile ilgili “Celvetî” kaydı zuhul eseri olsa gerek. Mecmuâ-i Tekâyâ’nın basıldığı tarihte (1307/1890) Tekyenin meşihat ciheti Kâdirîler âsitânesi postnişîni Ahmed Muhyiddin Efendi tarafından deruhde edilmektedir.

[2] Bu zât aynı zamanda Tophane Kâdirîler âsitânesi postnişîni olup, bu dönemden itibâren , Çakır Dede tekyesi Kâdirîler âsitânesine, Kâdirî tarikatine bağlı olagelmiş ve dergâhın meşihat ciheti Kâdirîler âsitânesi şeyhlerinin uhdesinde olagelmiştir. (Tabibzâde M. Şükrî, Mecmuâ-i Tekâyâ, 29a)

[3] Aynı zamanda Tophâne Kâdirîler âsitânesi Postnişîni ve Meclis-i Meşâyih reisi ünlü Şeyh Ahmed Muhyiddin Efendi.

[4] Bundan sonraki bölümler, Tomâr-ı Tekâyâ’ya, müellif  Şerîf Ahmed Muhyiddin Efendi’den sonra başkalarınca ilâve edilmiştir.

[5] Ahmed Muhyiddin Efendi’nin Tomar-ı Tekâyâ’sında vakfiye tarihi olarak, 24 Ra. 1225 tarihi kaydedilmiştir.

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü Arşivi

Dolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf Arşivi

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa MeraklıDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa Meraklı

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa MeraklıDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa Meraklı

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa MeraklıDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa Meraklı

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa MeraklıDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa Meraklı

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa MeraklıDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa Meraklı

Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası Yıkılmadan Evvel- İ. Hakkı Konyalı Arşivi, No:5345Dolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Tevhidhâne-Selamlık Binası 1957 Öncesinde Böyle Ayakta idi- Alman Arkeoloji Enstitüsü ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Mehmed Emin Ağa Sebili, Mektebi Ve Çakır Dede Tekkesinin Harem-Meşrutahanesi Ayakta İken- Yıldız Sultan II. Abdülhamîd Fotoğraf ArşiviDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa MeraklıDolmabahçe Çakır Dede Tekke-Mescidinin Ve M. Emin Ağa Mektebinin Yerinde Yeller Esiyor- Foto: Mustafa Meraklı

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir