Bediüzzaman sürgün edilince…

 RisaleHaber-Haber Merkezi


Sosyolog Müfid Yüksel, Kürt açılımıyla ilgili Milli Gazete’nin sorularını cevaplandırdı. Üsame Karakış’ın sorularını cevaplandıran Müfid Yüksel, ’20. yüzyılın başlarında Kürtlerin önderleri Bediüzzaman Said Nursi. Seyyid Abdulkadir. Abdurrahim Zapsu gibi din adamları ya da dindar kimselerdi. Bu şahsiyetlerinin sürgün edilmiş olmaları boşluk oluşmasına neden oldu’ dedi.

İşte röportajdan ilgili bölümler:

Doğu insanı şu an Kürt açılımına hazır mı?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gııl’un Norşin’e gidip ‘Norşin’ demesi önemli ama daha sonraki adımlar ne olacak burası tam olarak belirgin değil. Tevafuk bu ya. aynı gün ben de Norşin’deydim. Eğer Norşin üzerinden gidilecekse, Norşin bu açılımın anahtan gibi oldu. Çünkü Norşin o bölgenin, en büyük ve en önemli dini merkezi. Norşin’in böyle bir önemi var. Zira Norşin o bölgede Nakşibendîlik ve medrese geleneğinin her ikisini bir arada bulunduran ve hâlâ bu yönünü sürdüren en önemli merkez Norşin. 3 medresesi ve 5 tekkesiyle doğuda bu özelliğini sürdüren en önemli dini merkez. Bir de Bediüzzaman gibi, benim rahmetli babam gibi insanlan yetiştiren bir merkez.

Birçok tekke ve zaviye kapatıldı, bunlar Kürtlere nasıl bir etki yaptı?

Cumhuriyetin kurulması, zaten bu şekilde dini kurumlan tasfiye etme üzerine kurulması tam bir kopuş getirdi. 1922de saltanat kaldınldı, 3 Mart 1924 te de hilafet kaldınldı. Çünkü o halkı Osmanlı’ya bağlayan en önemli şey hanedandı. Kürtler hanedana bağlıydı. İkinci ve asıl önemlisi de hanedanın hilafet kurumunu simgesel olarak da olsa elinde tutmasıydı. Aynı zamanda halife sayılıyorlardı. Dolayısıyla bu bir kopuş getirdi.
Kürtler 1925’ten itibaren ağır baskılar gördü. 20. yüzyılın başlarında Kürtlerin önderleri Bediüzzaman Said Nursi. Seyyid Abdulkadir. Abdurrahim Zapsu gibi din adamları ya da dindar kimselerdi. Bu şahsiyetlerinin sürgün edilmiş olmaian boşluk oluşmasına neden oldu. Dini önderlerin susturulması ve o bölgeden koparıp alınması, bölgeyle bağları koparttı.

Yani o zaman vücut başsız kaldı diyebiliriz…

Evet. bir bakıma öyle. 40’lı yılların sonundan itibaren üniversitede tahsil gören Kürtlerde ‘Seküler Laik Kürt’ kimliği baş gösterdi. Kamuran Bedirhan ve kardeşi Celâdet Bedirhan’ın öncülük ettiği bir akım baş gösterdi.
1940’lı yılların sonlanndan başlayarak Musa Anter gibi başka kimseler çıkmaya başladı. 1959 senesindeki 49’lar hareketi… Yani ilk sola yakın Kurt tipi ortaya çıktı. 

kaynak: risale haber

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir