Demokratik açılım ESAM’da masaya yatırıldı

 Ülke gündeminin en önemli maddesi olan demokratik açılım tartışmaları ESAM’da masaya yatırıldı. Bölgeyi çok iyi bilen panelistler tarafından ‘Gönüllü Birlikteliğin Temel Dinamikleri’ tartışıldı. ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu, Diyarbakır eski Milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş ve Sosyolog Müfit Yüksel’in konuşmacı olarak katıldığı paneli çok sayıda davetli takip etti.

  • Demokratik açılım ESAM'da masaya yatırıldı -

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Recai Kutan, kardeşliği ortadan kaldırarak toplumun bugün içine sürüklenmeye çalışıldığı çatışma ve kaos ortamından kurtulmak için herkese görevler düştüğünü belirtti. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle bu toprakların bir mozaik olduğunu ve bu mozaiği bir arada tutan çimentonun da İslam kardeşliği olduğunu anlatan Kutan, Türkiye üzerinde oynanan oyunun kardeşlik ve gönüllü birliktelikle bozulabileceğini vurguladı.

ESAM, bu haftaki Çarşamba konferansında ülke gündeminin en önemli maddesi olan demokratik açılım tartışmalarını masaya yatırdı. Bölgeyi çok iyi bilen panelistler tarafından ‘Gönüllü Birlikteliğin Temel Dinamikleri’ tartışıldı.  ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu, Diyarbakır eski Milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş ve Sosyolog Müfit Yüksel’in konuşmacı olarak katıldığı paneli çok sayıda davetli takip etti.

ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, tam 9 yıl boyunca bölgede görev yaptığını belirterek, "Bölgede 1970 yılına kadar huzur vardı. Ne oldu da bu huzur yerini terör ve anarşiye bıraktı? Bunu çok iyi düşünmemiz gerekiyor" dedi. Türkiye’nin bugün geldiği noktayı anlatmak için anılarından bahseden Kutan, şöyle konuştu: "Bir gün İstanbul’dan yeni atanmış genç bir mühendis arkadaşla içme suyu projeleriyle ilgili olarak Mardin köylerini dolaşırken, yolumuz bir köye düştü. Yöresel kıyafet giymiş genç bir köylüye rast geldik. Gezi sırasında, Türkçe, Kürtçe, Arapça konuşulduğunu gören bu genç arkadaş, merakla şöyle bir soru sordu: ‘Hemşerim!’ dedi, ‘Sen hangi millettensin?’ Bu genç köylü vatandaşımız soruyu çok anlamsız ve tuhaf buldu. Ve bunu bakışlarıyla belli ettikten sonra şu müthiş cevabı verdi: ‘Hemşerim’ dedi, ‘Ben Millet-i İbrahim’denim dedi. Genç arkadaşa; ‘anladın mı ne demek istediğini’ diye sordum. ‘Hayır anlamadım. Millet-i İbrahim ne demek’ dedi. Ben de dedim ki; ‘Sana diyor ki, benim için Kürt, Türk, Arap önemli değildir. Biz Müslümansız ve hepimiz kardeşiz" Ülkenin bugün içinde bulunduğu bu temel sorunun çözümünün de burası olduğuna işaret eden Kutan, "İşte çözüm buradadır aziz kardeşlerim. Çözüm bu cevapta saklıdır. Çünkü Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, bu topraklar bir mozaikse, o mozaiği bir arada tutan çimento İslam kardeşliğidir" diye konuştu.

"Açılım 4 evre geçirdi ama hala içeriğini bilmiyoruz"

Diyarbakır eski Milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş da yaptığı konuşmada gönüllü birliktelik için öncelikle zihniyet değişikliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Hükümetin açılımını yerinde bulduğunu ancak bu açılımının ne anlama geldiğini hala hükümetin ortaya koyamadığını bildiren Erdoğmuş, "Açılım kısa sürede 4 evre geçirdi. Kürt açılımıydı sonra demokrasi açılımı oldu bu da yetmedi milli birlik projesi oldu. Ancak bugün hala açılımın içeriğini bilmiyoruz" tepkisinde bulundu.

"Gizli bir el ülkeye kaos dayatIıyor"

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu, son zamanlarda adeta gizli bir elin, ülkeye her şeyi bir anda tersine çevirecek bir kaosu dayattığına dikkat çekerek, "Ülkemiz adım adım krize doğru sürükleniyor ve buna karşı somut çözümler üretilemiyor, üretilen çözümler ise göz ardı ediliyor" dedi. Şemdinli olayları ile başlayan, Danıştay baskını, Trabzon’da bir papazın öldürülmesi, Hirant Dink cinayeti, Malatya faciası, Ankara’nın ortasında patlayan bomba, Şırnak ve Dağlıca saldırısı ile başlayan sürecin, açılım tartışmaları ile değişik bir safhaya geçtiğini vurgulayan Hatipoğlu, PKK’lıların şova dönüştürülen tesliminin ardından ise ülke genelinde yaşanan olaylara işaret etti. "İzmir, İstanbul olayları, Reşadiye saldırısı ve nihayet Bulanık’taki olaylar Türkiye’nin uluslar arası desteğe sahip bir komplo ile karşı karşıya bulunduğunu gösteriyor" diye konuşan Hatipoğlu, toplumda bin yıllık birlikteliğin ve kardeşlik duygusunun yerini, öfke, kuşku ve endişeye terk etmeye başladığını bildirdi. Bu tehlikeli durumun devam etmesi durumunda doğacak toplumsal cinnetin faturasının çok ağır olacağını kaydeden Hatipoğlu, bu noktada partisi tarafından hazırlanan ‘Barış ve Kardeşlik için Gönüllü Birliktelik’ projesinin önemine vurgu yaptı. Raporun, bugüne kadar bu konuda ortaya konulmuş en kapsamlı ve en gerçekçi rapor olma özelliği taşıdığını anlatan Hatipoğlu, ülkedeki barış ve kardeşliğin ancak toplumu asırlarca kardeşçe bir arada tutan ‘medeniyet değerlerimize rücu’ etmekle mümkün olacağını dile getirdi.

"Hükümetin açılımında dindar Kürtler yok"

Sosyolog Müfit Yüksel ise konuyu tarihi bir perspektifte ele alarak anlattı. Abbasi hilafet geleneğine bağlı olan Kürtlerin devlete her zaman bağlı kaldıklarını ancak 1924 yılında hilafetin kaldırılmasıyla birlikte bu bağlılıkta büyük bir kopuş yaşandığını vurguladı. "Ulus devlet anlayışı, Kürt kimliğinin inkâr edilmeye ve dinin sopalanmaya başlanmasıyla birlikte Kürtlerin devlete olan bağlılıklarında büyük kopuşlar başlıyor" şeklinde konuşan Yüksel, bu kopuşun da büyük bir boşluğu meydana

getirdiğini bildirdi. Bu boşluktan dolayı da  1950’lerden sonra  Marksist Kürt grupların oluşmaya başladığını söyleyen Yüksel, bu süreçte oluşan Kürt sorununun da dinin dışlandığı bir zeminde ifade edilmeye başlandığına işaret etti. AKP hükümetinin demokratik açılımında da bunu gördüklerini bildiren Yüksel, "Bölgede çoğunlukta bulunan dindar Kürtler muhatap alınmıyor" dedi. Bazı İslamcı aydınların da bu yanlışa düştüğünü dile getiren Yüksel, bunun ise çok tehlikeli bir durum olduğunu vurguladı. Toplumu bir arada tutan din unsurunun bugün ortadan kaldırılmak istendiğine işaret eden Yüksel, "Asıl bizi biz yapan unsur tasfiye edilmek isteniyor. Bu oyuna gelmemiz gerekiyor" uyarısında bulundu.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir